28 Nisan 2010 Çarşamba

iPad gPad wePad: tabletim tabletin tabletleri…



Tablet PC bazı modelleri dokunmatik ekran olarak tamamen dizüstü bilgisayarların fonksiyonunu kapsar. Tablet PC kelimesi 2001 yılında Microsoft tarafından piyasaya sürülen pen-enabled computer isimli ürünle popüler oldu.

Günümüzde tablet PC rekabeti artarak devam ediyor…

Apple firması iPad isimli tablet PC’yi 27 Ocak 2010`da, San Francisco`daki Yerba Buena Center`da Apple`ın basın konferansı esnasında ilan etti. 9.7 inc(25 cm.)’lik dokunmatik ekrana sahip iPad dev bir iPhone’u andırıyor ve internet kullanmaya, çizim yapmaya, oyun oynamaya, gazete, dergi ve kitap okumaya olanak sağlıyor. iPad’in gPad(Google) ve wePad(Neofonie) gibi rakiplerine karşı en önemli avantajı 150.000 uygulamaya sahip olması

iPad ile e-Kitap okumak?!

Apple CEO’su Steve Jobs iPad'in ilk planda iBook Store'da ve dijital bookstore'larda satılacağını duyurdu. iBook Store'da ePub formatı kullanılacak. Kitaplar istenirse iki sayfa olarak yatay ya da tek sayfa dikey olarak okunabilecek. Sayfa geçişleri aynı kitap sayfası çevirir gibi efektli olacak. Kitapların fontları ve yazı boyutları da değiştirilebilecek.

Apple kitaplar için Penguin, MacMillan, Simon & Schuster, Harper Collins ve Hachette ile işbirliğine gittiğini duyurdu. iPad'deki e-kitaplar ağaçtan yapılmış bir kitaplık görüntüsün içinde raflarda dizili kitaplar gibi duruyor. Okumak istediğinize elinizle dokunup o kitabı açabiliyorsunuz.

Bu kitapların hepsi İngilizce… Peki Türkçe kitaplar? İdefix Türkçe e-kitap satışına başladı. Şu anda içinde Can yayınlarının da bulunduğu satın alabileceğiniz 86 e-kitap var. Tabi bu kitapları okuyabilmek için de bir “reader” aletine ihtiyacınız olacak. 500 TL’den başlayan fiyatlarla okuyucu bir alet alabilirsiniz. Ancak hemen aklıma gelen bir soru: acaba bu aletlerle okuyabildiğimiz e-kitapları yukarda sözünü ettiğimiz tablet pc’lerle de okumak mümkün mü? Entegrasyon açısından bu çok önemli… Daha da önemli bir soru: Türk insanı e-kitap okumaya hazır mı?
Kütüphaneleri Seviyorum Girişimi’nin web sitesinde açtığımız “Hangi formatta kitap okumayı tercih edersiniz?” isimli anket e göre; ankete katılan 466 kişiden sadece 23’ü e-kitabı tercih etmiş. Bu durumda katılanların % 95’i basılı kitabı tercih ettiğini belirtmiş. İlk bakışta basılı kitapların zaferi gibi görünse de aslında kütüphaneleri seven ve basılı kitaplarla özdeşleştiren bir girişim olduğumuz düşünüldüğünde bugün için %5 e-kitap tercihi, çok yakın gelecekte bu tercihin daha fazla artabileceği anlamını taşımaktadır. Özellikle teknoloji tutkunu yeni nesil kütüphane kullanıcıları için kütüphanelerin e-kitap hizmeti vermesi kaçınılmazdır ve çok gereklidir. Üstelik şu anda mekan olarak yeterli ve yaygın kütüphane hizmeti alınamayan ülkemizde elektronik kütüphane hizmetleri verilebilmesi reform niteliğinde bir fırsattır. Burada hem kütüphaneler hem de kullanıcılar açısından önemli olan nokta e-kitap ve basılı kitabı birbirine rakip olarak görmemektir. Kitabın formatının seçimi kişisel bir tercih meselesidir. Dileyen kitabını dilediği formatta okuma özgürlüğüne ve imkanına “yasal yollarla” sahip olabilmelidir. Bir çok kitabın, hatta çok ciltli ansiklopedilerin bile “korsan” olarak elektronik ortama aktarılıp kullanıldığı bilinen üzücü bir gerçekliktir.

Yazarların, yayıncıların telif haklarının korunduğu ve ücretlerinin ödendiği çeşitli anlaşmalarla elektronik ortamdaki kitaplar artırılmalıdır. Hatta tek tek kitap satışından ziyade elektronik veritabanı şeklinde ve kütüphanelerin abone olarak kullanıcılarına sunacağı bir hizmet türü olarak tasarlanmalıdır. Böylece kitaplar herhangi bir “reader” aletine de gerek duyulmaksızın internet üzerinden rahatça okunabilir.


Kaynaklar:
http://en.wikipedia.org/wiki/Tablet_PC
http://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0Pad
http://www.cnnturk.com/2010/bilim.teknoloji/teknoloji/01/27/applein.yeni.bombasinin.adi.ipad/561150.0/index.html
http://www.cnnturk.com/2010/bilim.teknoloji/teknoloji/02/03/ipade.karsilik.gpad/562161.0/index.html
http://www.iha.com.tr/haber/detay.aspx?nid=116928&cid=13
http://www.cnnturk.com/2010/bilim.teknoloji/teknoloji/04/15/turkiye.e.kitap.okur.mu/572247.0/index.html
http://kutuphaneleriseviyorum.org/?q=node/92

20 Nisan 2010 Salı

ÇocukLink: Çocuklar için eğlence ve bilgi içerikli güvenilir web siteleri

Sevgili Çocuk,

İnternetteki bilgiler aşırı bir hızla çoğalıyor! Bu nedenle güvenilir ve doğru bilgiyi bulmak giderek daha da zorlaşıyor. Araştırmalarında internetten bulduğun bilgilerin doğru olup olmadığını kütüphanedeki ansiklopedilerden veya kitaplardan kontrol etmelisin. Unutma internette “basılı” bilgilerin sadece % 10’u yer alıyor, henüz dünyadaki tüm bilgiler internette değil! Ayrıca araştırmalarında bilgileri hangi siteden aldığını ve hangi kitaplardan yararlandığını mutlaka belirtmelisin.

Biliyoruz internet sadece bilgi kaynağın değil, aynı zamanda eğlence kaynağın! Ama sakın bol reklam alan eğlence ve oyun sitelerini kullanma. Çünkü o reklamlara bastığında virüsler bilgisayarına bulaşıp, bilgisayarını kısa sürede bozabilir. Bir de lütfen savaş oyunları oynama; Dünyamızın şiddete değil şefkate ihtiyacı var!

ÇocukLink’i değerli zamanını kötü sitelere girip çıkmakla kaybetmemen ve hoşuna gidebilecek güzel siteleri önceden tanıyabilmen için hazırladık. ÇocukLink’te seni eğlendirecek, bilgilendirecek ve düşündürecek internet sayfalarının kısa tanıtımları var. Bu sayfalar senin için bilgi uzmanı kütüphaneciler tarafından özenle seçildi.

ÇocukLink, Kütüphaneleri Seviyorum Girişimi’nin sana 23 Nisan armağanıdır :)

Sevgilerimizle,

Esmeray Karataş Ateş
Kütüphaneleri Seviyorum Girişimi Koordinatörü
E-posta: bilgi@kutuphaneleriseviyorum.org


ÇocukLİnk'i hemen okumak için şu adrese giriniz: http://kutuphaneleriseviyorum.org/sites/default/files/KSG_CocukLink_23Nisan2013_0.pdf

ÇocukLİnk'te yer alan web sayfalarında ARAMA yapabilmek için şu arama motorunu kullanınız: http://www.google.com.tr/cse/home?cx=013964494613931911653:peevjg38rsi&hl=tr

9 Nisan 2010 Cuma

İki Farklı Kültür Bir Amaç: Yayıncılar ve Kütüphaneciler


Yayıncılar ve kütüphaneciler okuyucuları ihtiyaçları ile buluşturmaya odaklanmış iki farklı kültürden uzmanlardır.
Birisi kitap sayısının artırılması ve satılmasıyla, diğeri kitapları paylaşmak ve okuma kültürünü beslemekle ilgilidir. Fakat bir farklılık daha vardır. Yayıncılar satış rakamlarından okuyucuların ne istediğini anlamaya çalışır; (çok satan iyidir?!) Kütüphaneciler ise informatör(informant) olarak okuyucuların bir toplumun farklı tatları ile memnun olacakları kitap seçimlerine yardım etmeye çalışır.


Kitapları satma zorunluluğuna tamamen karşı görünse de çoğu yayıncı kütüphane pazarlamasının önemini kabul etmektedir...


Kütüphaneler okuyucular yaratır!

Kütüphaneler okuyucuların kitapları test etmesine, içindeki okuma tutkusunu keşfetmesine, yeni yazarların doğmasına imkan verir... Okuyucular beğendiği kitapları önerir, kitap severler için sosyal medyada gönüllü olarak reklamını yapar...


Çoğu kütüphane kullanıcısı aynı zamanda kitap alıcısıdır!

Bir kütüphane ile okuma kültürü/tutkusu edinen bir okuyucu sadece kütüphanelerden ödünç almakla sınırlı kalmayacaktır. Hem kütüphaneden okumaya devam edecek hem de dilediği, testettiği kitapları kendi kitaplığına eklemek üzere satın alacaktır.


Bestseller'lara alternatif: Kütüphanelerden en çok okunanlar!

Kütüphanelerde yayıncılardan edinilebilen her kitaba ulaşılabilmesi fırsat eşitliği ilkesine göre kaçınılmaz olmalıdır. Bu eşitlik sağlandığında belirli aralıklarla kütüphanelerden en çok okunanlar listesinin yayınlanması da okuyucuların kitap seçimlerinde dikkate alabilecekleri farklı alternatif bir kaynak olacaktır.


Not: Uzun zamandır planladığım bu yazıyı yazmamda esin kaynağı olan makale: http://www.libraryjournal.com/article/CA6652447.html




8 Nisan 2010 Perşembe

Kütüphane değil Düşünce Dükkanı


Bir kütüphaneye girdiğinizde daha kapıdan şişşşt sessiz ol uyarısıyla karşılaşırız...
Daha adım atmadan içeriye, daha özdeşleşemeden bilgi kaynaklarıyla, sessiz olma kasveti biner sırtımıza... Parmak ucunda yürümeye çalışmak, öksürmeye bile korkmak, derdimizi kısık sesle anlatmaya çalışmak bir kütüphanede yaşanan tipik işkencelerdir:)

Oysa geleneksel kütüphane kavramı yıkılıyor artık... Yaşasın hayalimizdeki gürültülü patırtılı capcanlı kütüphanelere kavuşabileceğiz:) Aşağıdaki bağlantıda Londra'daki geleneksel kütüphanelerin geleneksellikten sıyrılıp "idea stores"lara dönüştüğünden bahsediyor...

http://www.telegraph.co.uk/culture/books/7499236/Cappuccinos-in-your-local-library-Its-all-just-froth.html

Halk Kütüphaneleri ve Google arasındaki ilişki

Google ve Halk Kütüphaneleri...

her ikisi de insanların bilgiye ücretsiz erişmesine odaklanmış!...


Google'ın ücretsiz bir internet kaynağı olarak elbette faydaları yadsınamaz. Ancak unutmamak gerekir ki var olan basılı bilginin yalnızca % 10'u internettedir...


Diğer taraftan halk kütüphaneleri google'ı dışlamak yerine onunla birlikte ne yapabilir buna odaklanmalıdır. Neredeyse bilgi çöplüğüne dönüşmüş olan internette aranılan bilgiye en isabetli şekilde nasıl ulaşılacağını ve ulaşılan bilgi içerisinde en güvenilir olanına nasıl karar verilebileceğini öğretmek yine kütüphanelerin işi olmalıdır.


Bu konuda yazılmış bir makaleye şu bağlantıdan erişebilirsiniz:

6 Ocak 2010 Çarşamba

KOHA: Ücretsiz Kütüphane Sistemi






KOHA ilk açık kaynak kodlu bütünleşik bir kütüphane sistemidir. Evrensel kullanımı, teknolojik amaçlarının başarısı için işbirliğine giden kütüphanelerin gelişmesi ile yönlendirilmiştir. KOHA’nın etkileyici ayarları kullanıcı tabanlı ihtiyaçlara göre geliştirilebilir ve büyütülebilir.

KOHA; Kataloglama, opac (online public access catalogue), ödünç verme, üye yönetimi ve satın alma modüllerinden oluşur. Şube kütüphaneleri de destekleyen KOHA, dünya çapında halk, özel, okul, üniversite ve araştırma kütüphanelerinde kullanılmaktadır.

KOHA kütüphane sistemi, 2000 yılında Horowhenua Library Trust için Yeni Zellanda’da Kapito Communications Şirketi tarafından yaratılıp geliştirilmesi gönüllülerden oluşan bir takım tarafından sağlanmıştır. Perl yazılım diliyle yaratılan KOHA, MySQL veritabanını kullanarak erişimini Apache web sunucusu aracılığıyla gerçekleştirir. ABD, Yeni Zellanda, Avustralya, Kanada, Hindistan, Tayland, İngiltere, Fransa ve KKTC’deki bir çok halk kütüphanesi, kar amacı gütmeyen kurumların kütüphaneleri, okul ve üniversite kütüphaneleri tarafından kullanılan ilk açık kodlu kütüphane otomasyon paketidir.

KOHA modüler bir yapıya sahiptir. Kataloglama, OPAC, ödünç verme, satın alma, raporlama
gibi modüllere sahip olup, yeni modül eklemek mümkündür. Tüm ekranlar şablon - template mantığıyla hazırlanmış ve html tabanlıdır. Bu nedenle her türlü dizayn ve yerelleştirilmeye açıktır. Tüm ekranların İngilizce ve Fransızca’ları hazır olup başka dillere çevirebilmek için Unix sistemlerde çalışan ve .po dosyaları üreten bir modüle sahiptir. Paul Poulain (Marseille, France) 2001 yılında KOHA’ya çok dil desteğini veren yeni özellikler eklemeye İnglizceden Fransızca, Çince Arapça gibi birçok dile tercüme edildi. 2002 yılında MARC ve Z39.50 Uluslararası katalog standartlarını ekledi. Bu çalışmaların sponsorluğunu Nelsonville Public Library destekledi. 2005 yılında ise Ohio firması LibLime, Zebra Yazılımla entegre olması ve hızlı bir şekilde arama yapması için yeni özellikler ekledi. Bu çalışma da Crawford County Federated Library System tarafından desteklenmiştir.


KOHA’nın Özellikleri
KOHA;
• Modern tam özellikli entegre olabilen (ILS),
• Ödüllü ve açık kaynak kodlu ücreti olmayan,
• Linux, Unix, Windows ve MacOS platformuna uygun,
• Web tabanlı OPAC sistemini kullanan,
• Web sitesi olarak tamamını entegre edilebilir,
• Z39.50 katalogları kopyalanabilen,
• Profesyonel kataloglar için MARC21 ve UNIMARC uyumlu,
• Digital kütüphane veya belge yönetimi olarak kullanılabilen,
• Benzer modüllerle kaynakları online ve offline yönetilebilen,
• Kendi barkodunu print edebilen,
• Tüm kullanıcılar basit ve rahat kullanılabilen gelişmiş arama rayüzüne sahip, bir kütüphane sistemidir.

Kataloglama Modülü

Bu modülün en büyük özelliği MARC kayıtlarını okuyup mysql veri tabanına aktarabilmesi ve yine html tabanlı bir editor aracılığıyla katalog bilgilerinden MARC kaydı oluşturabilmesidir. Tamamıyla kullanıcı tanımlı ekranlar sayesinde MARC21, UNIMARC veya DANMARC gibi herhangi bir MARC kaydına göre ekran tasarlayıp kullanmak hatta tamamıyla yerel bir MARC türü üretmek mümkündür. Tüm veri giriş alanları basit seçeneklerle kataloglamacıya açılıp kapatılabilmekte, otorite alanı kullanmak zorunluluğu getirilebilmektedir (yazar veya konu otorite tabloları gibi).

MARC kaydı kullanmayan kütüphaneler bu modülü tamamıyla devre dışı bırakıp klasik veritabanı uygulaması olarak kullanabil mektedir. Sadece Unix sistemlerde çalışan basit bir
Z39.50 modülü vardır. Birçok yazılımda olmayan MARC kayıt depolama (rezervuar) sistemi vardır.

Satın Alma Modülü

Bu modülde bütçeli veya bütçesiz seçenekleri ile çalışıp siparişten yayının kütüphaneye girişine dek kütüphaneciye hem süreci izleme hem de bütçe kontrolü yapma olanağı sağlıyor. Kullanıcı tanımlı çeşitli döviz kurlarıyla ve yine kullanıcı tanımlı değişik KDV oranlarıyla çalışabilmektedir.

Süreli Yayın Modülü

Satın alma modülüyle birlikte çalışarak süreli yayınların izlenmesi ve kütüphaneye ulaşan
süreli yayının kullanıcılara duyurulması işlevini görmektedir.

Kullanıcı Tanımlama – Yetki Modülü

Sınırsız değişik kullanıcı türü sınırsız şube kütüphanesi tanımlanabilen bu modülle ödünç
verme sürelerinden cezalara kadar tüm yetki ve sınırlamalar hem kullanıcı hem kütüphane
hem de eser türü temelinde yapılabilir.

Raporlama Modülü

Çeşitli istatistik verilerin gerek ekrana gerekse excel dosyasına dökümleyen bu modül, kullanıcıların ödünç alma istatistikleri, en çok okunan kitaplar gibi çeşitli veriler sunuyor.
Kullanıcı Modülü Opac Internet üzerinde çalışan bu modül html ekranları ve css dosyaları sayesinde kütüphanenin istediği bir tasarımla kullanıcıya sunulabiliyor. Modüler yetki programı sayesinde ekranlar kullanıcılara açık veya şifre zorunlu olarak gösteriliyor.



KOHA’nın Sistem Gereksinimleri ve Kullanımı

KOHA kütüphane sistemini çalıştırabilmek için öncelikle Apache web sunucusunu, MySQL veritabanını ve Active State Perl’ü bilgisayarımıza yüklememiz gerekir.

KOHA programının ara yüzü iki kısma ayrılır. Birincisi, kütüphanecilerin kütüphane hizmetlerini gerçekleştirdikleri ve intenet tarayıcının adres çubuğuna intranet yazarak giriş yaptıkları kısımdır.

Bütün dünyada 300’ün üzerinde kütüphanenin kullandığı KOHA’yı kullanan kütüphanelerden biri de Yakın Doğu Üniversitesi Kütüphanesi’dir. KOHA’yı 2005 yılında kullanmaya başlayan Yakın Doğu Üniversitesi Kütüphanesi, KOHA kurulumunu kütüphanelerinde gerçekleştirmek amacıyla TBMM Kütüphanesi ile 2007 yılında bir protokol imzaladı. 1 Ağustos 2007’de TBMM kütüphanesi KOHA kütüphane sistemini tamamen kullanmaya başladı. . Gerek TBMM’de gerekse YDÜ’de kullanilan KOHA sürümleri standart KOHA sürümünden oldukça farklı sürümlerdir. Örneğin TBMM’de kapalı raf sistemi kullanılır ve buna yönelik özel bir modül geliştirilmiştir, YDÜ’de ise, örneğin, mobil uygulama modülü eklenmiştir (wap ve sms uygulamaları). YDÜ uygulaması, standart KOHA sürümünün çok çok ilerisinde olup TG Release olarak isimlendirilmiştir.

Aksaray Üniveristesi KOHA’yı inceleyip kullanmaya karar vermiş ancak personel yetersizliğinden dolayı KOHA kullanmaktan vazgeçmişlerdir. Kıbrıs Milli Arşiv ve Araştırma Dairesi, Denizli TÜİK ve MEDİ Mimarlık KOHA kullanımı ile ilgili çalışmalarını sürdürmektedir.


Sonuç

Ülkemizde özellikle okul kütüphaneleri olmak üzere çoğu kütüphane sınırlı kaynaklarla hatta bağışlarla yönetilmeye çalışılmaktadır. Açık kaynak kodlu ücretsiz bu kütüphane sistemi, bütçesi olmayan kütüphanelerin kullanabileceği profesyonel ve ücretli kütüphane programlarına alternatif bir programdır. Uzman bir kütüphane programından beklenebilecek çoğu özelliğe sahiptir. Kurulumu ve kullanımı derinlemesine hem teknik hem mesleki bilgi gerektirir. Bu nedenle diğer programlar gibi sadece kütüphanecilerin değil ancak bilgi işlem birimlerinin iş birliği ile yürütülebilir.

25 Aralık 2009 Cuma

Avrupa Kültür Başkentleri, Kütüphaneleri ve İstanbul 2010



Bilgi Üniversitesi Kütüphanesi E-Kaynaklar Direktörü Serdar Katipoğlu'nun 2010 Kültür Başkenti seçilen İstanbul'un, bundan önceki kültür başkentlerinin aksine "kütüphane" konusunda elle tutulur bir projesi olmadığını ortaya koyan yazısından çarpıcı alıntılar aşağıdadır. Yazının tamamını okumak için şu adrese tıklayınız: http://www.unak.org.tr/BilgiDunyasi/gorusler/2009/cilt10/sayi2/303-308.pdf

...

İstanbul 2010
Kütüphaneler ile ilgili bilgi almak için İstanbul 2010’un internet sayfasına baktığımızda, “Murad Molla Kütüphanesi” restorasyonu ile ilgili bir bilgi notunu görmekteyiz. İstanbul Kütüphanesi için arama yaptığımızda ise “Rami Kışlası”nın halk kütüphanesi ve kültür merkezi olarak geliştirilmek üzere İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne devrediliyor” haberini bulabiliriz. Hâlbuki 2008 Mart ayında, İstanbul 2010’un internet sayfasında İstanbul Kütüphanesi ile ilgili çok daha kapsamlı bilgiler yer almaktaydı. Böylece kültür başkenti olarak İstanbul, kütüphaneler
başkenti olma yolunda somut bir adım atmış olduğunu gösteriyordu. Hatırlamakta yarar var, Avrupa Komisyonu; İstanbul, Pecs (Macaristan), Essen-Ruhr (Almanya) kentlerini de 2010 yılı için Avrupa Kültür Başkentleri olarak ilan etmiş ve üç kent bu amaçla sanat ve kültür ağırlıklı plan ve projelerini hayata geçirmeye başlamışlardır.


Örneğin, Essen 2010 için Ruhr bölgesindeki tüm üniversite, halk, özel konu kütüphaneleri bir bilgi ağında birleştirilmektedir. Tarihi değerleri olan tüm kitap ve dokümanlar, bir kültürel miras kaygısıyla bu bilgi ağında kamuoyuna ve topluma dijital ortamda sunulmaktadır. Ayrıca Essen 2010 için diğer kardeş kültür başkentlerle işbirliği yapılacağı da belirtilmektedir (Mamecke, 2008).

Pecs 2010 için ana projelerden biri olarak “Güney Tuna Bölge Kütüphanesi ve Bilgi
Merkezi” adıyla büyük bir kütüphane binası yapılmaktadır. Bu yapı için bir mimarlık yarışması açılmıştır ve 2007 yılında sonuçlandırılmıştır (Toller, 2008).

Sonuç olarak İstanbul 2010 adına süre giderek daralmaktadır. Hatta 2010’nun diğer
kültür başkenti olan diğer iki kardeş kent ile karşılaştırıldığında geç bile kalınmıştır. Yine de, İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Kanunu’nda belirtilen İstanbul Kütüphane ve Kültür Merkezi’nin yapımına ivedilikle başlanmalıdır. Ancak bu bir inşaat süreci olmamalı ve böyle algılanmamalıdır. Öncelikle ulusal düzeyde bir mimarlık yarışması açılmalı ve mimari açıdan kendini aşan bir yapı olmalıdır. Aynı zamanda bu yarışma ile ilgili süreç entelektüel bir ortama dönüştürülmeli ve toplumla paylaşılmalıdır. Kütüphanenin temelinin atılması için en son şans 2010 yılı olacaktır.

Toplumsal amaçlı bir sosyal sorumluluk projesi olarak nitelenebilecek bu kütüphane,
İstanbul’un en önemli kültür belleği simgelerinden biri olmalıdır. Çünkü o İstanbul’un belleği ve geleceğidir.

Avrupa Kültür Başkentleri

Yıl Şehir - Ülke

1985 Atina - Yunanistan
1986 Floransa - İtalya
1987 Amsterdam - Hollanda
1988 Berlin - Almanya
1989 Paris - Fransa
1990 Glasgow - İskoçya
1991 Dublin - İrlanda
1992 Madrid - İspanya
1993 Anvers - Belçika
1994 Lizbon - Portekiz
1995 Lüksemburg
1996 Kopenhag - Danimarka
1997 Selanik - Yunanistan
1998 Stockholm - İsveç
1999 Weimar - Almanya
2000 Avignon - Fransa,
2000 Bergen - Norveç,
2000 Bologna - İtalya,
2000 Brüksel - Belçika,
2000 Helsinki - Finlandiya,
2000 Krakov - Polonya,
2000 Prag - Çek Cumhuriyeti,
2000 Reykjavik - İzlanda,
2000 Santiago de Compostela - İspanya
2001 Porto - Portekiz, Rotterdam - Hollanda
2002 Bruges - Belçika, Salamanca - İspanya
2003 Graz - Avusturya
2004 Genova - İtalya, Lille - Fransa
2005 Cork – İrlanda
2006 Patras - Yunanistan
2007 Lüksemburg
2007 Sibiu -Romanya
2008 Liverpool -İngiltere
2008 Stavanger -Norveç
2009 Linz -Avusturya
2009 Vilnius -Litvanya
2010 Essen-Almanya
2010 İstanbul-Türkiye
2010 Peç-Macaristan



Alıntı:
http://www.unak.org.tr/BilgiDunyasi/gorusler/2009/cilt10/sayi2/303-308.pdf